N.Sezgin ÖZAYTEKİN
MEMYED Yönetim Kurulu Başkanı
“ MESLEK, MESLEKİ YETERLİLİK ve GAYRI TIBBİ YAŞLI-HASTA (ENGELLİ
) DESTEK VE BAKIM ELEMANI ”
Aslında meslek kavramı
küçüklüğümüzden beri hep bizim kafamızın içersine sokulur. Daha tay
tay ayakta durmaya çalışırken, en çok annemizi mi babamızı mı sevdiğimiz
sorulurken, başka bir soru da büyüyünce ne olacağımız hakkındadır.
-“Evladım, büyüyünce ne olacaksın ?”
-“Polis olacağım” , “Kovboy olacağım”
Kardeşime sordukların da o, “çımacı olacağım” diye cevap vermişti.
O gün için kendisini etkileyen bir işin ismi ağzından dökülüverdi.
Çımacı olmadı, makine mühendisi oldu, ama bir meslek sahibi oldu.
Evet, daha küçücükken hangi meslek sahibi olacağımızla ilgili, küçücük
kafamızda kavramlar oluşma-ya başlar. Daha sonraları çeşitli nedenlerle
başka başka uğraşılarımız olur veya olamaz. “Ne iş olsa yaparız abi?”
öz deyişi de belki böyle girmiştir günlük literatürümüze.
Başka dillerdeki karşılıklarını bilemiyorum ama en fazla son on yıldır
ülkemize “Ne iş olsa yaparım abi ?” diyen veya halleri ile bunu ifade
eden yabancı uyruklu kişiler ülkemizi doldurdular ve “kaçak (!)” olarak
çalışmaktalar.
Kaçak kelimesini (!) işaretli kullandım, çünkü bu kaçak kişilerin
simsarları, iş bulan danışmanlık ofisleri, ücret skalaları, çalışma
kuralları vardır. Ve bu kişiler devletin ünlü bürokratlarının, ülkenin
saygın iş adamı, politikacısı, gazetecisi, akademisyeninin yanında
iş bulabilirler. Normal işler yanında anormal işler de yapabilirler.
Bu kişilere ödenen milyar dolarla ifade edilebilen dövizler yurt dışına
çıkar .
İşin bu kısmı yasal uygulamaları, sosyo-ekonomik sorunları ilgilendirmektedir.
Ancak işin birde nitelik yönü vardır ki , bu içler acısıdır. Bu kişiler
ve bunlara benzeyen ülkemiz uyruklu kişiler, meslekleri olmayan işlerse
çalışırlar . Bu işleri el yordamı ile yaparlar. Ucuz diye, sigortasız
diye, kayıt dışı çalışır, sınırsız saat çalışır diye bu kişiler istihdam
edilir. İstihdam edilen bu kişilerin mali, ekonomik, yasal, sosyal
olarak sebep oldukları sorunları hatta rezalet ve felaketleri şimdilik
konu dışı bırakıp başka bir soruna dikkat çekmek istiyorum.
Dünya yaşlanıyor, ülkemiz dünyada en fazla genç nüfusa sahip ülkelerden
biri olmasına rağmen ülke-mizde yaşlanıyor. Ülkemizde erkekler gibi
kadınlar da çalışıyor. İş yaşamı, evlerden uzaklaşmaya, on, on iki
saat evin dışarısında kalmaya neden oluyor. Eve gelince de ertesi
gün için dinlenmemiz ve bazı işler yapmamız gerekiyor. Hastaneler
de bakım maliyeti çok yükseklere çıkarak, sosyal güvenlik ku-rumları
ve sigortaların güçlerini aşmaya ve onların bu tip masrafları görmemezlikten
gelmesine neden oluyor.
Elbette doğanın boşluk sevmediği gibi, sosyal hayatta boşluk sevmiyor
ve kendi çözümünü getiriyor:
“Gayrı Tıbbi Hasta-Yaşlı Destek ve Bakım Elemanı”.
Elbette piyasada ki isimler farklı. Hasta, Tıbbi personel ve hasta
yakınları arasında bulunan, bakım ve destek hizmeti veren bu elemanlar,
ne yazıktır ki Türkçeyi konuşmaktan aciz, ülkemiz ve hizmet ettikleri
ailenin yaşam, gelenek ve göreneklerine yabancı, çevreyi tanımayan,
kültür farklılıklarından dolayı yazılı iletişimden uzak, sağlık, güvenlik
kontrollerinden uzak kişilerden seçilmektedir.
Kendileri için her türlü fedakarlığı yapacağımızı söyleyedurduğumuz,
kendilerine “öf” bile demediği-miz, içimiz titreyerek gözlerinin içlerine
baktığımız hasta ve yaşlılarımızı ( bunların içersine engellile-rimizi
de dâhil edebiliriz) , yerli versiyonları da pek farklı olmayan bu
kişilerin eline, insafına bırakmaktayız. Sorunların, felaketlerin
neler olabileceğini sanırım uzun uzun anlatmaya gerek yoktur. Bu işin
içerisinde olmayanlar bile en fazla birkaç dakikalık akıl yürütme
ile onlarca madde sıralayabilirler.
Ben bu yazımda kaçak çalışmanın nasıl önleneceğini, sosyal güvenlikle
ilgili sorunların neler olduğunu tartışmayacağım. Bunları ilgililerine
bırakarak şunu söylemek istiyorum; Evlerimizde ( hatta bazı özel huzur-
hasta, yaşlı bakımevlerin de) işe aldığımız göz bebeğimiz, canımız,
ciğerimiz hasta ve yaşlılarımıza bakacak, onlara destek olacak kişiler
yaptıkları işi meslek olarak yapmalı, işini- mesleğini çok iyi bilmeli
ve bu mesleğinde yeterli olduğunu belgeleyebilmelidir. Bu insanları
istihdam edenler, istihda-mına aracılık edenler bu hususa çok önem
vermelidirler. Başlangıçta zor, maliyetli gibi gözükse de çok kısa
bir süre sonunda her şey normalini bulacaktır. Bu gün nasıl ehliyeti
olmayan sürücü çok bulunur, ucuz bulunur, ehliyetlisi zor ve daha
pahalı gibi bir akıl yürütme, komik ve akıl dışı geliyorsa bu konuda
anlayış ve çalışmalar ilerledikçe aynı şekilde algılanacaktır. Tekrarlamak
gerekirse, hasta, yaşlı, engellilerimize bakacak, destek verecek,
hasta yakınları, tıbbi personel ve hasta arasında iletişimi sağlayarak
bakıma ihtiyaç duyan kişilerin hizmetinde olacak bu kişiler eğitilmeli,
yaptıkları işi meslek edinme-i ve yeterlilikleri belgelenmelidir.
Gayrı Tıbbi Yaşlı-Hasta Destek ve Bakım Elemanı
Hemen başta belirteyim ve vurgulayayım, bu kişiler Tıbbi Personel
değildirler.
Bu vurgulamayı zorunlu hissetmekteyim. Bu eğitimlerin yapılmasını,
mesleki yeterlilik belgeleri verilmesini bazı ortamlarda dile getirdiğim
de, bazı tıp personeli bunların zararlı olacağını, bu tip insanların
bir süre sonra sağlık kabinleri kurarak sağlık memurları gibi çalışacaklarını
dile getirdiler. Elbette her konu su istimal edilebilirse de, istihdam
edenler, istihdama aracılık edenler ve bilhassa tıbbi personel sınırları,
görevleri ve beklentileri tam olarak belirler ve davranışlarını buna
göre düzenlerlerse konu sorun olmaktan çıkarak, sorunlarımıza çözüm
getiren bir hal alacaktır.
O halde bir tarif getirmeye çalışalım.
Kimdir ve nedir bu “Gayrı Tıbbi Yaşlı-Hasta Destek ve Bakım Elemanı”.
Gayrı Tıbbi Yaşlı-Hasta Destek ve Bakım Elemanı: Hasta, Yaşlı ve Engellilerin
bakımı, ihtiyaçlarının karşılanmasına destek ve yardımcı olan, hastanın
bu hizmeti ile ilgili olarak tıbbi personel, hasta yakınları ve bilhassa
hastayla iletişim kurabilen, verilecek talimatları eksiksiz, bilinçli
ve istekle uygulayabilen, bu hizmetleri verirken gerekli araç., gereç
ve ekipmanları hakkıyla kullanabilen , yaptığı hizmetleri de isteğe
göre raporlayan kişidir.
Buradaki ihtiyaçlar, ihtiyaçlarla ilişkili araç, gereç ve ekipmanlar
ve istenecek raporlamalar kişiye göre değişmektedir.
Bu kişilerin yapacakları işler öğrenilebilir ve öğretilebilir işlerdir.
Yetkin kurum ve kuruluşların bu eğimleri vererek, eğitim alan kişilerin
yetkinliklerini değerlendirip, belgelendirerek Mesleki Yeterlilik
Belgeleri Kazandırmaları ve bu belgelerin üç-beş senelik zaman aralıkları
ile yenilenmeleri veya vize edilmeli, bu belge sahiplerinin istihdam
edilmeleri gerekmektedir.
Bu kişilerin yapacakları işler, hizmet verecekleri kişilerin özelliklerine
ve ilişkide bulunacağı tıbbi personel ve hizmet alacak kişinin yakınlarının
taleplerine göre belirlenir. Bu kişileri işlerini işin gereğine, genel
adaba uygun, azami verimlilik ve kalitede, çevreye zarar vermeden
uyumlu bir şekilde icra ederler.
Bu kişilerin sahip olması gereken bilgi ve yetenekleri, Dinleme, ekip
içinde çalışma, ikna, iletişim, öğrenme yeteneği, araç, gereç ve ekipman,
çevre düzenlemeleri, hijyen, ilkyardım, insan psikolojisi, malzeme,
mesleki terim, meslekle ilgili yasal düzenlemeler bilgisi olarak sıralayabiliriz.
Nitelikleri ise ,çalışkan, çevre korumaya karşı duyarlı, detaylara
özenli, dikkatli ,dürüst, enerjik,esnek, çalışmaya yatkın , güler
yüzlü,hoşgörülü, insan ilişkilerine özenli, iş disiplinine sahip,
iş güvenliğine dikkatli , işyeri çalışma prensiplerine uyumlu, işyerine
ait araç, gereç ve ekipmanların kullanımında özenli,kararlı,meslek
ahlakına sahip,planlı ve organize,sabırlı ,saygılı,sır saklayıcı,
soğukkanlı,sorumluluk sahibi ,temiz ,titiz,yeniliklere açık, zamanı
iyi kullanma becerisine olmalıdır.
Meslek, mesleki yeterlilik açısından değerlendirmeye çalıştığımız
Gayrı Tıbbi Yaşlı-Hasta Destek ve Bakım Elemanı’nın bundan sonra belgeli
olarak sosyal hayatımız içersinde görmek istiyoruz.
Sloganlaştırırsak : “Belgesiz meslek icrasına son.”
N. Sezgin ÖZAYTEKİN
MEMYED
MESLEK VE MESLEKİ YETERLİLİK EDİNME VE
EĞİTİMİNİ DESTEKLEME DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU BAŞKANI